Şanlıurfa’nın geleneksel çarşı kültürünün önemli parçalarından biri olan kunduracılık, geçmişte usta-çırak ilişkisiyle nesilden nesile aktarılıyordu. Ayakkabının ölçüsünün alınmasından derisinin seçilmesine, kesiminden dikimine ve tabanının hazırlanmasına kadar tüm aşamalar büyük bir el emeği ve ustalık gerektiriyordu.
Ancak zaman içerisinde teknolojinin gelişmesi, fabrikalarda seri üretimin artması ve hazır ayakkabıların piyasaya hâkim olması, el yapımı kunduraya olan talebin ciddi ölçüde azalmasına neden oldu.
AÇMAZ: ARTIK HER ŞEY FABRİKASYON OLDU
Mesleğe yaklaşık 60 yılını veren kunduracı ustası Mehmet Açmaz, mesleğin geçirdiği değişimi en yakından yaşayan isimlerden biri.
Gençlik yıllarından bu yana aynı çarşı kültürünün içerisinde çalışan Açmaz, geçmişte ayakkabıların büyük bölümünün kunduracı ustalarının elinden çıktığını belirterek bugün gelinen noktaya şu sözlerle dikkati çekti:
“55-60 yıldır bu çarşıdayım. Tüm ayakkabıları yaptık. Artık her şey fabrikasyon oldu.”
BİR AYAKKABININ ARDINDAKİ EMEK
Eskiden bir çift kunduranın ortaya çıkması, yalnızca birkaç dakikalık bir işlemden ibaret değildi. Usta, müşterinin ayağını ve ihtiyacını dikkate alarak uygun malzemeyi seçiyor, ayakkabının kalıbını hazırlıyor ve üretimin her aşamasını kendi elleriyle gerçekleştiriyordu.
Bugün ise mağazalarda ve internet üzerinden satılan seri üretim ayakkabılar, daha uygun fiyat ve çeşitlilik seçenekleriyle tüketicilerin ilk tercihi haline geliyor. Bu değişim, kunduracıların iş hacmini azaltırken mesleğin en önemli unsurlarından biri olan usta-çırak ilişkisinin de zayıflamasına yol açıyor.
“OKUYUN AMA YANINDA BİR MESLEK DE ÖĞRENİN”
Gençlerin eğitim almasının önemine vurgu yapan Açmaz, bunun yanında mutlaka bir meslek öğrenilmesi gerektiğini belirterek, “Okuyun, ama yanında bir meslek de öğrenin.” çağrısında bulundu.


0 Yorum